<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şebokolik Dergi - Şebnem Ferah &#187; Sayı 4</title>
	<atom:link href="http://dergi.sebokolik.com/category/sayi-4/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dergi.sebokolik.com</link>
	<description>Şebnem Ferah merkezli Türkçe rock müzik dergisi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Feb 2010 22:18:18 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çıkış</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/cikis-4/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/cikis-4/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:20:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/cikis-4/</guid>
		<description><![CDATA[Dördüncü sayımızın yolculuğu da buraya kadardı,umarız iyi vakit geçirmişsinizdir.
Teşekkürler..
Öncelikle Aileme ve Kuzenlerime.. [Sk]
Şebokolik İçinde;
Dergi projesi için bize her türlü olanakları hazırlayan Oğuz Arslan’ a,
Aslı ve Ablaların ablası Hazal Abla’ya,
Şiirleriyle Meryem’e,
Yine şiirleriyle Zahter Abi’ye,
Haber sayfaları ve incelemeriyle Ilgın&#8217;a
Barış Manço konulu yazısıyla Emek Ece&#8217;ye..
Wildeyes,Goingunder,sebocu_tugce,ikoloji,ayasofya,vesimdi,zebani,mutlu,aziz,rockreis,anathema,sebnem,Swamped ve buraya ismi sığmayan 4000 Şebokolik Üyesine…
Şebokolik Dışında;
Şebnem Ferah konusunda bizi kırmadığı için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dördüncü sayımızın yolculuğu da buraya kadardı,umarız iyi vakit geçirmişsinizdir.</p>
<p><em><strong>Teşekkürler..</strong></em></p>
<p>Öncelikle Aileme ve Kuzenlerime.. [Sk]</p>
<p><em>Şebokolik İçinde;</em><br />
Dergi projesi için bize her türlü olanakları hazırlayan Oğuz Arslan’ a,<br />
Aslı ve Ablaların ablası Hazal Abla’ya,<br />
Şiirleriyle Meryem’e,<br />
Yine şiirleriyle Zahter Abi’ye,<br />
Haber sayfaları ve incelemeriyle Ilgın&#8217;a<br />
Barış Manço konulu yazısıyla Emek Ece&#8217;ye..</p>
<p>Wildeyes,Goingunder,sebocu_tugce,ikoloji,ayasofya,vesimdi,zebani,mutlu,aziz,rockreis,anathema,sebnem,Swamped ve buraya ismi sığmayan 4000 Şebokolik Üyesine…</p>
<p><em>Şebokolik Dışında;</em><br />
Şebnem Ferah konusunda bizi kırmadığı için İskender Paydaş&#8217;a&#8230;<br />
Fotoğraflar ve Şebnem Ferah konusunda bize destek olan Zeynel Abidin Ağgül&#8217;e..<br />
Desteği için Birsen Birdir&#8217;e..<br />
Metoboy Röportajındaki katkılarından dolayı Didem&#8217;e ve Damla Akdemir&#8217;e..<br />
Güler&#8217;e<br />
Murat Aydın ve Fotoğraflar için Servet Servuj&#8217;a<br />
Pinhani grubuna&#8230;<br />
Paradise Lost röportajındaki desteğinden dolayı Vicky Langham&#8217;a<br />
Hayko Cepkin ve Yasin İkili&#8217;ye..<br />
Hayko Cepkin Röportajındaki yardımından dolayı Berna Özyurt&#8217;a.<br />
Cin Seddi&#8217;nin tüm elemanlarına ve menajerleri İrem Gürel&#8217;e..<br />
Panzer Grubuna ve Ozan&#8217;a..<br />
İki grubuna..<br />
Lora grubuna..<br />
Dört Duvar Dünya Grubuna<br />
Sezgin Alkan&#8217;a..<br />
Paradise Lost Grubuna..<br />
İclal Aydın&#8217;a..<br />
Özel yazısıyla Maça Kızı’na [www.uyuyanquzel.com]<br />
Polen Polat’a<br />
Tüm Cin Seddi Grubuna..<br />
Fotoğraflar için Gökçe Pehlivanoğlu&#8217;na [www.lunaroom.net]<br />
Let it flow Grubu ve Murat Sarlıcalı&#8217;ya<br />
İstanbul röportajlarında yardımcı olan Selin Güner ve Doğuşhan Güner&#8217;e<br />
Erdem&#8217;in oda arkadaşı Murat Fırat Göbel&#8217;e</p>
<p>Facebook konusunda bize destek olan İbrahim Taş, Gizem Şahin, Tolga Tok, Bedri Elveren, Ali Doğruel ve ismini hatırlayamadığımız yüzlerce kişiye&#8230;</p>
<p>Ayrıca; dergi tanıtımımıza yardımcı olan ve bizi destekleyen CosmoGirl dergisine ve Çiğdem Yakar&#8217;a&#8230;</p>
<p><em><strong>Teşekkürler..</strong></em></p>
<p><em><strong>5.sayıda ve Şebokolik Çizgisel&#8217;de bıraktığımız yerden devam etmek ümidiyle..Müzikle kalın..<br />
</strong></em></p>
<p><em><strong>Şebokolik Dergi..</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/cikis-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şebokoliklerden Şeboya</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/sebokoliklerden-seboya-4/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/sebokoliklerden-seboya-4/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:19:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/sebokoliklerden-seboya-4/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İyi ki bizimsin, iyi ki bizimlesin Kraliçem&#8230; Yeni albümünü sabırsızlıkla bekliyoruz.&#8221;
(özlem35)
&#8220;Denizde kaybolan, içinde bir mektuplu şişe misali hayatın ordan oraya savurduğu ve biyografisinde aslında kendinden çok az bilgiler yer alan sanatkar&#8230;Kupkuru ağaçların olduğu bir çölde kendini yetiştirmiş, nefesi ile müziğe üflemiş, o nefesi milyonlara ulaştırmış ve kendisinin yolundan ilerlemeye çalışanlara ön ayak olmuş, kök salmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;İyi ki bizimsin, iyi ki bizimlesin Kraliçem&#8230; Yeni albümünü sabırsızlıkla bekliyoruz.&#8221;</em></p>
<p>(özlem35)</p>
<p><em>&#8220;Denizde kaybolan, içinde bir mektuplu şişe misali hayatın ordan oraya savurduğu ve biyografisinde aslında kendinden çok az bilgiler yer alan sanatkar&#8230;Kupkuru ağaçların olduğu bir çölde kendini yetiştirmiş, nefesi ile müziğe üflemiş, o nefesi milyonlara ulaştırmış ve kendisinin yolundan ilerlemeye çalışanlara ön ayak olmuş, kök salmış yapraklarına gittikçe büyüyen ŞEBOKOLİK ailesinden olan bir yapraktan söylenenler..İyi ki varsın, müziği aydınlattın&#8230; &#8220;</em></p>
<p>(kalmah)</p>
<p><em>&#8220;Şebocum seni çok seviyorum, ayrıca Tarsus&#8217;a gelmeni yürekten istiyorum. Birtanemsin sen bnm lütfen gel ya da Mersin&#8217;e&#8230;&#8221;</em></p>
<p>(melisss)</p>
<p><em>&#8220;İyi ki varSın..Şarkılarınla, sesinle hep yanımızda ol..&#8221;</em></p>
<p>(QueeN Of The DamneD )</p>
<p><em>&#8220;O kadar mükemmelsin ki kelimelerin aciz kaldığı durumlar bu olsa gerek. Seviyorum seni (: Fazla bekletme bizi özledik&#8221;</em></p>
<p>(anathema)</p>
<p><em>&#8220;Bu AŞK&#8217;I anlatmaya kelimeler yetmez ŞeBommmmm&#8221;</em></p>
<p>(i_Z_m_i_R_L_i )</p>
<p><em>&#8220;Ne olur gir bu siteye ve bizim sana olan sevgimizi gör seni çokkk seviyoruz(herkesin adına konuştum ama eminim hepiniz böyle düşünüyorsunuzdur)&#8221;</em></p>
<p>(şükran)</p>
<p><em>&#8220;Albümünü gerçekten sabırsızlıkla bekliyoruz Şebom, harika olacağı kesin zaten ona şüphe yok.&#8221;</em></p>
<p>(sheboiseçil)</p>
<p><em>&#8220;Uykumda bile ismini sayıklıyorsam, ötesini anlatamam.. <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  &#8220;</em></p>
<p>(JPS-7- )</p>
<p><em>&#8220;Hissettiklerim, söyleyebildiklerimden çok daha fazla. Seni seviyorum.&#8221;</em></p>
<p>(sleepwalker )</p>
<p><em>&#8220;Seni çook seviyorum&#8230;Aynen senin şarkın gibi: &#8221;Kelimeler yetse daha neler neler..&#8221; Senin şarkılarınla, sevginle, büyüdük gene şarkılarınla sevginle öleceğiz.&#8221;</em></p>
<p>(shebo)</p>
<p><em>&#8220;Tanrı kraliçeyi korusun&#8221;</em></p>
<p>(DoRé )</p>
<p><em>&#8220;Rüyamda da olsa, görmek huzur veriyor seni&#8230; İyi ki varsın..&#8221;</em></p>
<p>(ŞEßO!ST )</p>
<p><em>&#8220;Benim masal prenses&#8217;im.. Seni dinlerken kendimi buluyorum. Milyonlarca kez dinlesem hiç bıkmam eminim. Yeni albümünü iple çekiyorum. Bizimle dertleşmeyeli baya oldu. Seni çok özLedim babam, oğLum, arkadaşım, aşkım her şeyim&#8230;Seni çok seviyorum .&#8221;</em></p>
<p>(semia )</p>
<p><em>&#8220;3 yıl oldu be Şebnem ablam =) Gel artık Antep&#8217;e&#8230; Çok özledik seni&#8230;Gel artık&#8230;Seni çok seviyorum(z).&#8221;</em></p>
<p>(shebokolik)</p>
<p><em>&#8220;Seni farkettiğim için çok şanslıyım&#8230; Seni çokkk seviyorum, iyi ki varsın&#8230;(söyleyecek o kadar çok şey var ki)&#8221;</em></p>
<p>(sweetgirl)</p>
<p><em>&#8220;Hayatımın her anında, gecemde, gündüzümde, sevinçlerimde, üzüntülerimde, aldığım her nefeste varsın. Hayatımın anlamı, yaşamımın en büyük değerisin. İyi ki varsın. Büyüyorum seninle. &#8220;</em></p>
<p>(rockreis)</p>
<p><em>&#8220;Kelimelerin tükendiği yerde kimsenin olmadığı zamanlarda hep sen vardın yanımda seni cok seviyorum, iyi ki varsın&#8230;&#8221;</em></p>
<p>(siL baştan )</p>
<p><em>&#8220;Hani üstad demiş ya;<br />
&#8220;Sevmek..Bir insanı sevmekle başlar her şey!&#8221; diye..Benim için de her şey öyle başladı,bir insanı sevmekle, tanımaya çalışmakla ve tanımaya başladıkça bir kez, bir kez daha sevmekle; çok sevmekle..</em></p>
<p><em>Bazen kelimelerin çok ötesine geçer ya her şey; hani konuşmak, içindeki her şeyi dökmek istersin; saçmalayacağından korkarsın,yapamazsın..<br />
Ağlamak gelir içinden; boğazında tokmak gibi bir düğüm vardır; izin vermez sana ağlayamazsın..<br />
Çok sevdiğin bir insan vardır, yıllardır beklediğin ve çok özlediğin,her sabah uyandığında resmine bakıp öptüğün; işte o insan karşına geldiğinde sarılmak istersin ama inciteceğinden korkarsın ya onu..<br />
Böyle seversin işte, kimseyi sevmediğin gibi; kendinden bile sakınırken sen onun varlığını; başkalarının senin kadar hassas düşünemeyeceğini, onu kıracağını düşünür ve üzülürsün ya, sonra ortada bir şey de yokken hatta..<br />
Gözlerine bakıp her şeyi anlatabileceğine inanırsın; o kudrettir karşındaki çünkü; zaten sen de o nedenle sevmişsindir onu; o seni anlar ve sarılır ya sımsıkı, işte o zaman yoktur evrende senden daha mutlusu&#8230;<br />
Onun içinde olmadığı bir tek hayal bile kuramazken bulursun birden bire kendini..<br />
Hayallerinin olmazsa kendinin de olamayacağını bilirsin; yaşamak için tek avuntu kaynağın hayallerindir çünkü ama; yine de seversin onları. Gerçekleşmeyeceklerini hissettiklerini bile; sırf içinde o olduğu için vazgeçilmezin olduklarından..İşte benim içinde &#8220;O&#8221; sensin Şebo&#8217;mm..<br />
Seni çok seviyor, ve varlığına minnet duyuyorum&#8230;.&#8221;</em></p>
<p>(sebokolik_gzd)</p>
<p>&#8220;Kendimi her yalnız hissettiğimde sesine ve şarkılarına sarıldım..<br />
Herkes gittiğinde sen kaldın hep hayatımda..<br />
Kaliteli müzik adına da tartışılmaz başarın..<br />
İyi ki varsın, teşekkür ederim sana.. &#8221;</p>
<p>(şebocukıss)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/sebokoliklerden-seboya-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>22</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şairin Yeri</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/sairin-yeri-3/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/sairin-yeri-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:13:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-3/sairin-yeri-3/</guid>
		<description><![CDATA[Suskun Çığlık
Omuzlarımda sevdanın yükü
seni sevmek gibi ağırdır
içimdeki suskun çığlık
beni inatla sana çağırır
yaşamak hırsı zift siyahı
karanlığa hayatı bağırır
gecenin o sağır sesini
tuzla buz eder dağıtır
ve birden dipsiz uçurum
gözlerin düşer aklıma
aniden saplanır sol yanıma
seni düşlemenin sancısı ağrıtır
işte o zaman anlarım ki
aşkımız sebebi varlığımdır
Abdullah Abalı
Beyit
&#160;
Çocukluk sesimdir sınırsız gözlerine baktığımda,aklımla duyduğum
 bakışmak seninle bir ömrü içmek gibi kafa tasından yudum yudum
 Abdullah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suskun Çığlık</strong></p>
<p>Omuzlarımda sevdanın yükü<br />
seni sevmek gibi ağırdır<br />
içimdeki suskun çığlık<br />
beni inatla sana çağırır<br />
yaşamak hırsı zift siyahı<br />
karanlığa hayatı bağırır<br />
gecenin o sağır sesini<br />
tuzla buz eder dağıtır<br />
ve birden dipsiz uçurum<br />
gözlerin düşer aklıma<br />
aniden saplanır sol yanıma<br />
seni düşlemenin sancısı ağrıtır<br />
işte o zaman anlarım ki<br />
aşkımız sebebi varlığımdır</p>
<p><em>Abdullah Abalı</em></p>
<p align="right"><strong>Beyit</strong></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="right">Çocukluk sesimdir sınırsız gözlerine baktığımda,aklımla duyduğum</p>
<p align="right"> bakışmak seninle bir ömrü içmek gibi kafa tasından yudum yudum</p>
<p align="right"> <em>Abdullah Abalı</em></p>
<p><strong>Yolcu</strong></p>
<p>Bir bahar sabahı koyup çantama</p>
<p>kırık dökük mısralarımı ve yalnızlığımı</p>
<p>geride bırakarak ayrılığı</p>
<p>ve simsiyah karanlığı</p>
<p>gitmek istiyorum uzak şehirlere</p>
<p>haritalarda görülemeyen</p>
<p>beyaz sayfalara düşlerinle çizdiğin</p>
<p>çocuk gülüşlü o masum kentlere</p>
<p>ay ışığı</p>
<p>penceremde konuk bu gece ay ışığı</p>
<p>ben ve odamın has sahibi yalnızlığı</p>
<p>dinleyeceğiz dikkatle nuru güneşten çaldığı</p>
<p>söyleyecek aşıkların nasıl sızılır yüreğine</p>
<p>ve nasıl dinlenir gecenin karanlık sesi</p>
<p>konuşuruz sabaha kadar ama en önemlisi</p>
<p>sevdaya sevdayı anlatacak sözü var bize</p>
<p>kızmasın sakın yakamozlar denizde</p>
<p><em>Abdullah Abalı</em></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="right"><strong>Umut</strong></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="right">İnce kadehte şarap sarhoş ahenk</p>
<p align="right"> aslında koyu kırmızı sadece bir renk</p>
<p align="right"> ne tuhaf sabah dörtte seni düşünmek</p>
<p align="right"> dökülür yine kağıda ellerim ürkek</p>
<p align="right"> hasretin karanlık zindanlara denk</p>
<p align="right">bu gece mehtaptan çıkıp gelsen gülerek</p>
<p align="right"><em>Abdullah Abalı</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/sairin-yeri-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maça Kızı-Bulutlar</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/maca-kizi-bulutlar/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/maca-kizi-bulutlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/maca-kizi-bulutlar/</guid>
		<description><![CDATA[Maça Kızı 4.sayımızda da yine güzel bir yazısı ile bizlerle.. 
-Öpüşlerin canımı acıtıyor, dedi genç adam.
Burada oturmuş birşeyler olmasını bekliyorum. Telefonun çalmasını ve şaşırtıcı bir haber almayı. Kapının çalmasını ve beni şaşırtacak birinin gelmesini. Camdan baktığımda şaşıracağım bir manzara görmeyi&#8230; Burada oturmuş birşeyler olmasını bekliyorum&#8230; Kalemin kağıt üzerinde kayarak beni şaşırtacak bir dize yazmasını. Kalemin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Maça Kızı 4.sayımızda da yine güzel bir yazısı ile bizlerle.. </strong></em></p>
<p><img src="http://i171.photobucket.com/albums/u305/bilgesu/ttttt.jpg" align="right" width="250" height="200" />-Öpüşlerin canımı acıtıyor, dedi genç adam.</p>
<p>Burada oturmuş birşeyler olmasını bekliyorum. Telefonun çalmasını ve şaşırtıcı bir haber almayı. Kapının çalmasını ve beni şaşırtacak birinin gelmesini. Camdan baktığımda şaşıracağım bir manzara görmeyi&#8230; Burada oturmuş birşeyler olmasını bekliyorum&#8230; Kalemin kağıt üzerinde kayarak beni şaşırtacak bir dize yazmasını. Kalemin kağıt üzerinde kayarak beni şaşırtacak bir yüz çizmesini. Burada oturmuş birşeyler olmasını&#8230;</p>
<p>-Bekleme, birşeyler yap, dedi genç adam.</p>
<p>Aylardır eski sayfaları karıştırıyorum. Eski isimlerdeki bitmiş aşkları kokluyorum bir bir. Silikleşen adların üzerinden geçip kendimi hatırlatıyorum. Silikleşen adların karşıma geçip kendilerini hatırlatışlarını izliyorum. Kırmalarını istiyorum. Kırıldıkça ben de kırıyorum. Yere düşen parçalarının üzerine basarak çekip gidiyorum. Parçalar ayağıma batıyor.. Ardımda kırmızı damlalar bırakarak ilerliyorum..</p>
<p>-Arkana bakarsan düşersin. Işık ileride bir yerlerde, dedi genç adam.</p>
<p>Beni benden daha iyi kandırabilecek bir adam arıyorum. Şehirdeki tüm barlara girip vodka içiyorum. &#8220;Burada böyle birini gördün mü dostum?&#8221; Barmen &#8220;Hayır.&#8221; diyor. &#8220;Görsem mutlaka tanırdım.&#8221; Barmene boş kağıdı uzatıyorum. &#8220;İyice bak!&#8221; &#8220;Hayır.&#8221; diyor barmen. &#8220;Tanımıyorum.&#8221; Boş kağıdı cebime koyuyorum. Doğru tahmin etmişim. Olmayanı arıyorum.</p>
<p>-Nihilistliğin lüzumu yok.Var olanın farkındasın, dedi genç adam.</p>
<p>Bütün mektupları döküyorum yatağa. Tekrar tekrar okuyorum hepsini. El yazısından tanıyacağım onu. &#8220;Seni seviyorum&#8221; yazıyor bu satırda. &#8220;Bitti.&#8221; yazıyor diğer mektupta. Bu oyunun kuralı bu. Her mektubu tekrar tekrar okuyorum. El yazısından tanımaya çalışıyorum okuma yazma bilmeyen adamı&#8230;</p>
<p>-Ayrı dilleri konuşurken aynı noktalama işaretlerinde bulurduk birbirimizi..Yazık oldu, dedi genç adam.</p>
<p>Son günlerde virgül taklidi yapan noktalar dağıtıyorum herkese. Endless Sacrifice dinleyerek ağlamaya çalışıyorum. Herşey o kadar aynı ki, hayatın etkisizliğine karşı bir tepki yaratamıyorum. Yaktığım her sigaradan ayrı bir tad almaya çalışsam da, aynı kültablasında söndürüşüme gülüyorum..</p>
<p>-Sana yazdığım şiirlerde kendini arama, hep gizli öznesin sen, ayrı bir parantez açılması gereken, dedi genç adam.</p>
<p>&#8220;Seneye ben&#8230;&#8221; diye başlayan cümleler kuruyorum herkese. Üç noktayı sayısız kelime ile dolduruyorum. Sayısız hayal saklıyorum harflerin arasına. &#8220;Eskiden ben..&#8221; diye başlayan cümleler kuruyorum herkese.. Üç noktayı sayısız kelime ile dolduruyorum.. Sayısız anı saklıyorum harflerin arasına..</p>
<p>-Gözlerin o kadar derine bakıyor ki kendimi saydam sanıyorum, dedi genç adam.</p>
<p>Baktığım her yüzde fark edilmemiş ayrıntılar arıyorum. Baktığım her yüzde itiraf edilmemiş suçlar arıyorum. Kendi yüzümü tanıyamıyorum aynada. Dünyanın en yalancı insanıyım ben. Kendimi bile kandıracak kadar inandırıcı gülüyorum. Baktığım her yüzde hiç söylenmeyecek cümleler arıyorum şimdi.. Her kıvrıma bir giz biçiyorum..</p>
<p>-Öpüşlerin canımı acıtıyor, dedi genç adam.</p>
<p>Dudaklarımın yaralarına aldırma sevgilim.. Onları senin için en namussuz yamalarla süslüyorum&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/maca-kizi-bulutlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tv Dünyası</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tv-dunyasi/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tv-dunyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:11:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tv-dunyasi/</guid>
		<description><![CDATA[Müzik dışında ilgi alanlarımızdan birisi de Tv. Yazarlarımızdan Selnur da, Tv dünyasına dair son haberleri bizler için  hazırladı..

Biri daha sessizce ayrıldı aramızdan..
Tiyatro tutkunu sayılı ustalarımızdan biri olan Gazanfer Özcan’da sessizce ayrıldı aramızdan… Ve biz yine sadece arkasından üzülebildik.
Oynadı.. Hayat buldu… Hayat verdi… Mutlu oldu ve mutlu etti. Sahnede kendini bulan ve bunu da tüm izleyicilere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Müzik dışında ilgi alanlarımızdan birisi de Tv. Yazarlarımızdan Selnur da, Tv dünyasına dair son haberleri bizler için  hazırladı..</em></p>
<p><em><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/tvdunyasi1.Jpeg" align="texttop" width="304" height="320" /><br />
Biri daha sessizce ayrıldı aramızdan..</strong></em><br />
Tiyatro tutkunu sayılı ustalarımızdan biri olan Gazanfer Özcan’da sessizce ayrıldı aramızdan… Ve biz yine sadece arkasından üzülebildik.<br />
Oynadı.. Hayat buldu… Hayat verdi… Mutlu oldu ve mutlu etti. Sahnede kendini bulan ve bunu da tüm izleyicilere hissettirebilen ustamız bir buçuk yıldır savaştığı kronik akciğer rahatsızlığı sebebiyle aramızdan ayrıldı.<br />
Uzun yıllar boyunca sahnede huzur bulan usta sanatçımız işini tutkuyla yapan ve tiyatroyu iş olarak görmeyen ustalarımızdandı. Çok da önemli olmayan bir çok şeyin çok göz önünde bulunduğu günümüzde hayatını tiyatroya adamış ustamızın sessizce aramızdan ayrılışı tüm tiyatro tutkunlarını derinden etkiledi. Ancak şu soruyu aklımıza getirmeden edemiyoruz. Hep giden gittikten sonra mı kıymete biner? Bu adam yanıbaşımızdayken neden göremedik? Neden farkedemedik. Ustalıkla oynadığı Avrupa Yakası dizisinden aldığı parayla yalnızca vergilerini karşılayabilen ustamızın ölümünün ardından kıymete binmesi ne kadar kör olduğumuzu gösteriyor. Sessizce ayrıldı ya aramızdan&#8230; Artık dilediğimiz kadar üzülelim,kıymet bilelim,pişman olalım!</p>
<p><em><strong>Yeter artık! Sıkıldık bu MTV Karakterlerinden!</strong></em><br />
Mtv&#8217;nin her reklam arasında karşımıza çıkardığı enteresan yaratıkların artık yenilerini görmek istiyoruz..<br />
Bir tane bacağı başka yerde, gövdesi başka yerde olan kendi halinde bir canlı, kendi kendini yiyerek sadece 32adet dişin kaldığı enteresan bir görüntü, İstiklal Caddesi&#8217;ni andıran bir sokakta yerden çıkan garip solucan kılıklı yaratıklar&#8230;Saçlarından yüzünü göremediğimiz bir canlı daha, başına ip dolanmış yaşını başını almış bir amca! Ve hepsinde de MTV logosu bir yerlere sıkıştırılır! Tamam, çok kaliteliler, komik oluyorlar ve bir zamanlar gülüyorduk da.. Ama artık yenilerini istiyoruz! =)</p>
<p><em><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/tvdunyasi3.jpg" align="texttop" width="450" height="300" /><br />
zuboloboloploplooobbbb!</strong></em><br />
Yılmaz Erdoğanın hocalığını yaptığı BKM MUTFAK bu sıralar çok revaçda. &#8221;Çok Güzel Hareketler Bunlar&#8221; adını verdikleri program geçen yıldan beridir tiyatro ve komedi tutkunlarını ekrana kilitliyor. Tabutçu Receb&#8217;iyle, Hıyarlı Baba&#8217;sıyla, Havuçlu Anne&#8217;siyle, Oğuzhan&#8217;ıyla, Ersin&#8217;iyle son yılın en vazgeçilmez programlarından biri olarak görülen Çok Güzel Hareketler Bunlar en başta izleyenleri &#8220;Sonradan bunlarda şımarır!&#8221; demeden geçemeyenleri dahi şaşkın bırakıp aynı kalitesi ve başarısıyla devam etmekte.</p>
<p><em><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/tvdunyasi4.jpg" align="texttop" width="450" height="298" /><br />
Hamdi istifa etsin!</strong></em><br />
Acun Ilıcalı&#8217;nın sunduğu ilk başta kendisinin de tutmasında tereddüt yaşadığı ama sonradan inanılmaz katılım gören Var Mısın,Yok Musun? programına binlerce katılım varken yarışmacıları diğer kriterleri bir tarafa bırakarak neden cesarete göre seçmiyorlar? Programda 500.000 TL&#8217;yi bulan hiç olmuyor , bulanlar ya da kutusunda 500.000 TL olduğunu NE GARİPTİR Kİ hissedenler ise cesaret edip devam edemiyorlar. Daha cesaretli yarışmacılarla Hamdi Bey&#8217;i işinden edecek atılımlar görmek eminim ki herkesi heycanlandırır. Hamdi Bey nasıl bir insan olursa olsun, gizlenmesi yüzünden izleyicilerin ve yarışmacıların gözünde cimri, çok bilmiş bi karakter çiziyor ve Hamdi&#8217;yi şaşkına çevirecek cesaretle 1 tl ve 500.000 tl&#8217;nin kalabildiği bir tabloda devam edebilecek katılımcıların olması gerekir.</p>
<p><em><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/tvdunyasi8.jpg" width="300" height="450" /><br />
Bizlerden olsa olsa kızsız adam olur arkadaşlar!</strong></em><br />
Issız Adam filmi ile tüm gençliği kendine özendiren Alper karakteri, türk gencinden en fazla kızsız adam yaratabildi! Hayrettin Onur Karaoğuz ve Danem Karakılavuz bir araya gelerek oluşturdukları profesyonel çekim Issız Adam&#8217;ı biraz daha komik bir uslubla anlatmış fakat asıl amaç ISSIZ ADAM DEĞİL Kızsız Adam olabilmesi! Issız Adam&#8217;ın tüm entellektüel yaşamına karşın buna özenen gencin tüm saçmalıkları bu kısa filmde anlatılıyor. En duygusal sahneler ve Issız Adam&#8217;ın en dikkat çekici özelliklerini vurgulayan sahneler ele alınmış ve komik bir uslübla sunulmuş ve sonuç! En fazla Kızsız adam olunabilirmuş!</p>
<p><em><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/tvdunyasi5.jpg" align="texttop" width="320" height="240" /><br />
Ne laf anlıyor, Ne laf anlatabiliyor!</strong></em><br />
Vodafone reklamarında dikkat çeken genç ne annesine bilgisayar kullanmasını öğretebiliyor ne kız arkadaşına ofsaytı, kendi de bir türlü yemek yapabilmeyi öğrenemiyor! Vodafone ise en fazla &#8220;ANLATIN ANLATIN,GEREKİYORSA SABAHA KADAR ANLATIN!&#8221; diyor. Görünüşe bakılırsa Vodafone çocuğu ne yemek yapabilmeyi öğrenecek ne de annesine ve kız arkadaşına ofsaytı ve bilgisayar kullanmasını öğretebilecek , bırakalım sabahı isterse günlerce anlatsın!</p>
<p><em><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/tvdunyasi6.jpg" align="texttop" width="450" height="300" /><br />
PAPATYAM!!</strong></em><br />
Star Tv&#8217;de yayınlanan Papatyam adlı komedi dizisinde karşımıza çıkan Metin Akpınar özlettiği hayranlarına kavuşttu. O arkasından gelen koca poposu ve öne doğru yürüyüşüyle normal duruşuyla bile izleyenleri kahkahaya boğan Metin Akpınar bu dizide yine muzip bir kişilik olarak karşımızda. Bir evlilik programı sayesinde tanıştığı bayanla hayatını birleştiren Metin Akpınar&#8217;ın öz ve üvey çocuklarıyla olan komik yaşantısını anlatan dizi, halkı günlük sıkıntılardan biraz uzaklaştırıp yüzünü güldürmeyi başarıyor.Şebokolik ahalisinden de tam not alıyor!</p>
<p><em><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/tvdunyasi7.jpg" align="texttop" width="500" height="300" /><br />
Disco Kralı OKAN!</strong></em><br />
2 yıl önce Makina programıyla tüm gençliği uykusuz bırakan Okan Bayülgen programına Şebnem Ferah&#8217;la son vermiş ve bu yıl Disco Kralı olarak karşımıza çıkmıştı. Makina ile Disco Kralı arasında görünürde pek fark göremesek de konsept olarak her hafta belirli konuları ele alarak konu ile ilgili konuklar alıp tüm geceyi o konuya odaklanarak geçiriyor ve talk show olmaktan biraz sıyrılıyor. Discomuzda Tarkan hayranlarını yani Gürgen&#8217;i Özgür&#8217;ü vs. göremiyoruz.. 90lı yılları, 80li yılları Cem Karaca&#8217;yı vs konu alan Okan Bayülgen her hafta başka konularla ekran karşısına cıkıyor. Anlayacağınız sivri dili ve alaycı konuşmalarıyla hem güldürüp hem kızdıran showmen gençliği uykusundan uyandırıp tekrar sabahlamaya zorluyor.</p>
<p><em><strong>Yemekteymişiz!</strong></em><br />
Türk misafirperverlik anlayışının  ve tüm türk-osmanlı-ve dünya mutfaklarını ayaklar altına alan ve tüm gücüyle çiğneyen yegane program Yemekteyiz maalesef tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye yetmedi&#8230; Kıbrıs, Paris, Almanya&#8230; Her mutfağa bir çamur atıp geçiyor! Sadede gelelim.. Programda bildiğimiz üzere 4 kişi davet edilir ve bir kişi yemek yapar, var gücüyle en iyisine uğraşır ve konukların sinirleri oynatan eleştrileriyle tüm gece geçer ve biz buna kısaca misafirlik ve konukseverlik ilişkisi deriz.. Tabağını süpürüp aç kaldım diyenler mi , yemeğinden, kıyafetinden attığı tüyü saç diye çıkaranlar mı dersiniz&#8230; Artık aklınıza ne gelirse&#8230;Ey ahali yemeğe davetliyiz! Adabınızla yarışın <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em>Hazırlayan : Selnur Ilgın</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tv-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tanıdık Yüzler Sergisi ve Gökçe Pehlivanoğlu Röportajı</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tanidik-yuzler-sergisi-ve-gokce-pehlivanoglu-roportaji/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tanidik-yuzler-sergisi-ve-gokce-pehlivanoglu-roportaji/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:10:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tanidik-yuzler-sergisi-ve-gokce-pehlivanoglu-roportaji/</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Gökçe Pehlivanoğlu Tanıdık Yüzler Sergisi ile karşımızdaydı..Biz de ilk sayımızdan beri takip ediyoruz kendisini..
Dolayısıyla tekrar ağırlamak istedik..İşte Röportaj..Ve tabii ki sergiden bazı fotoğraflar&#8230;

Şebokolik: Öncelikle misafirimiz olduğunuz için teşekkürler..&#8221;Tanıdık yüzler sergisi&#8221; ile başlayalım, nasıl oluştu bu fikir?
Gökçe Pehlivanoğlu: Film festivalleri ve setlerde fotoğrafladığım, iyi bir arşiv olduğuna inandığım, yerli yabancı oyuncu ve yönetmen portrelerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Geçtiğimiz günlerde Gökçe Pehlivanoğlu Tanıdık Yüzler Sergisi ile karşımızdaydı..Biz de ilk sayımızdan beri takip ediyoruz kendisini..<br />
Dolayısıyla tekrar ağırlamak istedik..İşte Röportaj..Ve tabii ki sergiden bazı fotoğraflar&#8230;</em></p>
<p><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4tanidikyuzler1.JPG" align="right" width="325" height="251" /></p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Öncelikle misafirimiz olduğunuz için teşekkürler..&#8221;Tanıdık yüzler sergisi&#8221; ile başlayalım, nasıl oluştu bu fikir?</p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Film festivalleri ve setlerde fotoğrafladığım, iyi bir arşiv olduğuna inandığım, yerli yabancı oyuncu ve yönetmen portrelerini artık paylaşmam gerektiği fikri epeydir aklımdaydı. 2. El Kısa Film Festivali’nden de bana bir sergi teklifi geldiğinde bu konsepti onlarla paylaştım, onların da çok hoşuna gitti.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Tanıdık yüzler sergisinde nasıl tepkiler aldınız peki? <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Ankara’da beni bilen ve takip eden kaç kişi olduğunu hiç tasavvur edemediğim için önce katılım nasıl olur bilemedim. Fakat katılım gerçekten iyiydi. Oralarda da takip edenler varmış, sağolsunlar, geldiler de. Yani festivale gelenler ve sergiyi görmeye gelenler bir aradaydı. Çok güzel tepkiler aldım, hatta bir kısmı sergi defterimde mevcut.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Sergide fotoğrafının olmasından &#8220;özel&#8221; keyif aldığınız isimler var mıydı?</p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Çocukluk kahramanlarım diyebileceğim yabancı yönetmen ve oyuncular sanırım.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Peki,&#8221;Tanıdık Yüzler Sergisi&#8221;nin yer aldığı, İkinci El Film Festivali&#8217;ne Gökçe Pehlivanoğlu nasıl bakıyor?</p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Festivale ilk senesinden beri elimden geldiğince destek vermeye çalışıyorum. Kısa sürede festivali büyüttüler ve büyük bir sorumluluk aldılar. Festival ekibinin gerçekten bu işe gönül vererek yaptıkları aşikar. Umarım uzun seneler devam eder bu festival. Biz de Ankara’yı bu bahane ile tekrar tekrar ziyaret etmiş oluruz.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Tanıdık Yüzler Sergisi benzeri çalışmalar yapmayı düşünüyor musunuz?</p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Tanıdık Yüzler Sergisi&#8217;ni öncelikle İstanbul’da tekrar açmayı planlıyorum. Sonrasında bir kaç konsept sergim daha var hazırda. Onlara da uygun mekanlar ayarlandığı vakit açmak isteğindeyim.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Bir başka konuya geçecek olursak, fotoğraf atölyeleri çalışmaları nasıl gidiyor?</p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Bu sene 2. kez fotoğraf atölyesi açıyorum ve sanki her sene git gide daha keyifli oluyor. Bu sefer kursiyerler her yaştan… Böylece farklı farklı dünyaları tanıma şansımız oluyor. Bol fotoğraf anısı dinliyoruz, sohbet ediyoruz. Sanırım herkesin keyfi yerinde, benim de öyle.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Peki son olarak geleceğe dair planlarınız neler? Bizi yeni kısa filmler bekliyor mu? <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Yakın geleceğe dair planlarımdan söz edebilirim. Öncelikle Zardanadam’a bir klip hazırlıyoruz, yakında çekimlerini gerçekleştireceğim. Bir de, bir şekilde bir yerlerden destek alabilirsem daha çabuk gerçekleşebilecek olan bir kısa film projem var. Senaryosu dahil çoğu şeyi hazır, bir tek prodüksiyon kısmı ile ilgili o önemli unsurların bir araya gelmesi gerekiyor. Ama öyle ya da böyle bu sene içerisinde yeni bir kısa film çekeceğim.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Dergimizin 2.defa misafiri olduğunuz için teşekkürler..Sizi 3.defa ağırlamak dileğiyle..</p>
<p>Gökçe Pehlivanoğlu: Umarım,teşekkürler.</p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4tanidikyuzler2.JPG" width="325" height="250" /></strong></p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4tanidikyuzler3.JPG" width="250" height="325" /></strong></p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4tanidikyuzler4.JPG" width="250" height="325" /></strong></p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4tanidikyuzler5.JPG" width="250" height="350" /></strong></p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4tanidikyuzler6.JPG" width="250" height="350" /></strong></p>
<p><em>Röportaj : Sk</em><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/tanidik-yuzler-sergisi-ve-gokce-pehlivanoglu-roportaji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnterview with Paradise Lost</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/interview-with-paradise-lost/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/interview-with-paradise-lost/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/interview-with-paradise-lost/</guid>
		<description><![CDATA[Şebokolik:Let&#8217;s start with your music.Previously death/doom  subgenre prevailed your sound then you began to look for something new and so gothic metal appeared.What was the reason for this genre to start  ?
Paradise lost:There is no grand plan, things just happen , any band that fuses different styles will create a different sub genreit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4paradiselost2.jpg" align="right" width="375" height="249" />Şebokolik:</strong>Let&#8217;s start with your music.Previously death/doom  subgenre prevailed your sound then you began to look for something new and so gothic metal appeared.What was the reason for this genre to start  ?</p>
<p>Paradise lost:There is no grand plan, things just happen , any band that fuses different styles will create a different sub genreit just so happens we were pretty much the first band to fuse gothic and death metal music</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>Your sound becomes it&#8217;s the the softest and the most electronic form with Host.You coined a term which had never been before:Dark rock. Could you tell us how this genre  appeared ?</p>
<p>Paradise lost:Again, music  need tags! &#8220;dark rock&#8221; suited the music at that time, as it wasnt really metal per se</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>Where do you get your ideas and inspiration from when you write your songs ?</p>
<p>Paradise lost:A healthy love of the genre helps musically, and lyrically most stuff I write about is real life yet super cryptic</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>What do you think about P.L&#8217;s being shown as Metallica and Nick Holmes as James Hetfield at Europe ?</p>
<p>Paradise lost: Neither could be further from the truth!</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>Only two video clips were shot from your last album, for  In Requiem . Why didn&#8217;t you shoot some more, such as Requiem song ?</p>
<p>Paradise lost:Century media wanted one song. they pay!</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>Let&#8217;s talk about new album.Your new album will come out in the late 2009.After one and a half  year break, what a comeback will P.L. fans see ?</p>
<p>Paradise lost:The new album will be a very heavy album. Im expecting complaints from the Host fans , but perhaps not as many complaints from the metal fans as when we did the host album <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>What will theme of your new album be ? What will P.L. tell us in this album ?</p>
<p>Paradise lost:Theme? It&#8217;ll be as sinister and pissed off as every other album we have done. Dont expect a change in that department lolŞebokolik:It&#8217;s known that P.L. is currently recording new album with producer Jens Bogren . Some of the songs are listed as &#8221; First Light, As Horizons End, Faith Divided Us Death United Us, Frailty , My Last Regret &#8221;</p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4paradiselost3.jpg" align="right" vspace="2" width="250" height="390" hspace="2" /></strong><strong>Şebokolik:</strong> Could you tell us further information about and the other songs ?</p>
<p>Paradise lost: We are still recording them and I am still writing the lyrics , so I guess we shall have to wait and see</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>Do we have a chance to know the album title ? (:</p>
<p>Paradise lost: Still negotiating!, although you may have already mentioned it in the last question <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>Let&#8217;s talk about your concert.Your last concert was in November, 2008. Your first concert in this year will be held in April. It&#8217;s a long break. What other plans do you have for this year ? Your fans must have missed you.</p>
<p>Paradise lost: We will do a scattered number of shows to blow the cobwebs away, but im sure we will more than make up for it towards the end of the year and 2010</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>The concert schedule hasn&#8217;t been announced yet. Do you have any plans for visiting Turkey in this year ?</p>
<p>Paradise lost: Who knows, watch this space&#8230;</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>What are your emotions and thoughts on our country ? What do you think about the Turkish music style?</p>
<p>Paradise lost: I appreciate travel to any country that differs vastly from my own , not overly familiar with turkish music though I&#8217;m afraid, maybe you can send me some!</p>
<p><strong>Şebokolik:</strong>Thanks again for being our guest. If you visit Turkey some day, we vish to interview with you again.Paradise lost: Many thanks , hope we can get to Turkey in 2009!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/interview-with-paradise-lost/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzaklardan &#8220;Paradise Lost&#8221;</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/uzaklardan-paradise-lost/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/uzaklardan-paradise-lost/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:06:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/uzaklardan-paradise-lost/</guid>
		<description><![CDATA[Müziğe dair Türk müzisyenler ile çalışırken, yabancı müzisyenleri de misafir etmek istedik. Paradise Lost da severek dinlediğimiz isimlerden biri. Türkiye&#8217;ye gelmeleri kesinleşen İngiliz gruptan son röportajı da biz almayı başardık   
Muhabirimiz GhoStRoCkeR, Paradise Lost ile beklenen albümleri ve müziğe dair bir röportaj yaptı.Röportaj sizlerle..
For original &#8220;English&#8221; Version&#8230;
Şebokolik : Müziginizle başlayalım.Soundunuzda daha önce death/doom [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Müziğe dair Türk müzisyenler ile çalışırken, yabancı müzisyenleri de misafir etmek istedik. Paradise Lost da severek dinlediğimiz isimlerden biri. Türkiye&#8217;ye gelmeleri kesinleşen İngiliz gruptan son röportajı da biz almayı başardık <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </strong></em></p>
<p><em><strong>Muhabirimiz GhoStRoCkeR, Paradise Lost ile beklenen albümleri ve müziğe dair bir röportaj yaptı.Röportaj sizlerle..</strong></em></p>
<p align="right"><a href="http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/interview-with-paradise-lost/" target="_blank"><em>For original &#8220;English&#8221; Version&#8230;</em></a></p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4paradiselost1.jpg" align="right" border="1" width="375" height="209" />Şebokolik :</strong> Müziginizle başlayalım.Soundunuzda daha önce death/doom altyapıları vardı, sonra yeni bir arayış içersine girdiniz ve gotik metal çıkıverdi.Bu türe başlamanızdaki neden neydi?</p>
<p>P.L. : Bir planımız yoktu, oluverdi.. Degisik tarzları birbirine kaynaştıran herhangi bir grup elbette yeni bir alt tarz oluşturacaktır. Öyle bir oluverdi ki gotik ve death metal müziği kaynaştıran nerdeyse ilk grubuz.</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Host ile birlikte soundunuz en yumuşak ve en elektronik halini alıyor. Daha önce olmamış bir terim yarattınız: &#8221;Dark rock&#8221; Bize bunun nasıl ortaya çıktığını anlatır mısınız?</p>
<p>P.L. : Yine, müzigin etikete ihtiyacı vardı, &#8220;dark rock&#8221; o anda müziğe en uyanıydı.Sonuçta gerçek anlamda metal değildi.</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Şarkılarınızı yazarken nereden fikir ve ilham alıyorsunuz?</p>
<p>P.L. : Türü sevmek müzik açısından da, şarkı sözleri açısından da yardımcı oluyor. En çok gerçek hayat hakkında yazarım ama anlaşılması zor.</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Avrupa&#8217;da Paradise Lost&#8217;un Metallica&#8217;yla eş değerde ve Nick Holmes&#8217;in James Hetfield gibi gösterilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?</p>
<p>P.L. : Gerçekle uzaktan yakından alakası yok!</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Önceki albümünüz,In Requem için tek klip çektiniz.Neden daha fazla çekmediniz? Mesela Requem şarkısı için?</p>
<p>P.L. : Century firması sadece bir şarkı istedi. Parayı onlar veriyor!</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Yeni albümden konuşalım.. Yeni albümünüz  09&#8242;un sonlarına doğru çıkacak. Bir buçuk yıllık aradan sonra Paradise Lost hayranlarını nasıl bir geri dönüş bekliyor?</p>
<p>P.L. : Yeni albüm bayağı ağır bir albüm olacak.Host hayranlarının şikayetlerini bekliyorum , ama belki de metal hayranlarından Host albümünü yaptığımız zamanki kadar çok şikayet gelmeyecektir <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Yeni albümünüzün teması ne olacak? Bu albümde Paradise Lost bizlere ne anlatacak?</p>
<p>P.L. : Tema? Yeni albüm yaptığımız her bir albüm gibi insanları kızıştıracak. Tavrımızdan taviz vermeyiz <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4paradiselost3.jpg" align="right" vspace="2" width="250" height="390" hspace="2" /><strong>Şebokolik :</strong> Paradise Lost&#8217;un an itibariyle Jens Bogren&#8217;le bir albüm kaydettigi bilinmekte. Şarkıların bazıları &#8221;First Light, As Horizons End, Faith Divided Us Death United Us, Frailty , My Last Regret &#8221; Diğer şarkılar hakkında bilgi verebilir misiniz?</p>
<p>P.L. : Onları hala kaydediyoruz ve ben hala şarkı sözü yazıyorum, sanırım bekleyeceğiz ve göreceğiz.</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Albümün adını öğrenme şansımız var mı? <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>P.L. : Hala karar veriyoruz. Gerçi son sorunuzda bahsetmiştim <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Konserinizden bahsedelim. Son konseriniz 2008 Kasım&#8217;ındaydı. Bu yıl ilk konseriniz Nisan&#8217;da olacak.Bu uzun bir ara&#8230;Bu yıl ile ilgili başka planlarınız neler?</p>
<p>P.L. : Üzerimizdeki örümcek ağlarını atmak için bir çok gösteri yapacağız eminim bu sene sonuna ve 2010&#8242;a kadar yayılacak.</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Konser takviminiz henüz açıklanmadı. Türkiye&#8217;yi bu sene ziyaret etmek gibi bir planınız var mı?</p>
<p>P.L. : Kim bilir ? <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Bizim ülkemiz hakkında duygu ve görüşleriniz nelerdir? Türk müzigi hakında ne düşünüyorsunuz?</p>
<p>P.L. : Benim ülkem dışındaki ülkeleri gezmeyi seviyorum ama Türk müziğine pek aşina değilim, hatta özür dilerim bana biraz Türk müziği gönderir misin?</p>
<p><strong>Şebokolik :</strong> Konuğumuz olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Türkiye&#8217;ye geldiğinizde sizinle tekrar röportaj yapmak isteriz.</p>
<p>P.L. : Çok teşekkürler. 09&#8242;da Türkiye&#8217;de görüşürüz.!!</p>
<p align="left"><em>Röportaj : GhoStRoCkeR</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/uzaklardan-paradise-lost/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müzisyen Dünyası &#8220;Sezgin Alkan&#8221;</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/muzisyen-dunyasi-sezgin-alkan/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/muzisyen-dunyasi-sezgin-alkan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:05:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/muzisyen-dunyasi-sezgin-alkan/</guid>
		<description><![CDATA[Müzisyen Dünyası bölümümüz çok ilgi görmekte ve bu sayıdaki konuğumuz Sezgin Alkan..Sezgin Alkan özellikle Cem Adrian ile yaptığı çalışmalar ile dikkatimizi çekti.
Muhabirlerimizden *Zıkkım, Sezgin Alkan ile müziğe dair bir röportaj yaptı..Röportaj sizlerle..
Şebokolik: Öncelikle sizi tanıyarak başlayalım&#8230;Kimdir Sezgin Alkan?
Sezgin Alkan: Merhaba ben Sezgin Alkan.1985 yılı İstanbul doğumluyum ve İstanbul&#8217;da yaşıyorum.Gözümü dünyaya açtığım andan itibaren müzik ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Müzisyen Dünyası bölümümüz çok ilgi görmekte ve bu sayıdaki konuğumuz Sezgin Alkan..Sezgin Alkan özellikle Cem Adrian ile yaptığı çalışmalar ile dikkatimizi çekti.<br />
Muhabirlerimizden *Zıkkım, Sezgin Alkan ile müziğe dair bir röportaj yaptı..Röportaj sizlerle..</em></p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4sezginalkan1.jpg" width="301" align="right" height="453" />Şebokolik: </strong>Öncelikle sizi tanıyarak başlayalım&#8230;Kimdir Sezgin Alkan?</p>
<p>Sezgin Alkan: Merhaba ben Sezgin Alkan.1985 yılı İstanbul doğumluyum ve İstanbul&#8217;da yaşıyorum.Gözümü dünyaya açtığım andan itibaren müzik ile iç içeyim.Sebebi de müzisyen bir babanın oğlu olmaktır.Bunların dışında konservatuvar eğitimim hala devam etmekte.Hayatımın çok büyük bir bölümünü hem okulum hem de yaptığım işler kaplıyor ki bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum.Müzik yaparken gözlerimi kapatarak sadece gökyüzünden kendimi izlemek kadar hayatta beni bu kadar huzurlandıran bir şey yok.Kısacası hayatını tüm ruhu ile müziğe adamış bir adam diyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Müzikle ilgilenmeye ne zaman başladınız?</p>
<p>Sezgin Alkan: Daha çok küçük yaşlardan itibaren müziğin içinde olduğum için insan ister istemez bir süre sonra artık kendisinin de ruhundan yapıtlar sunmasını bekliyor.Benim de bu şekilde gelişti.Sanırım ilk okul 2 yada 3. sınıfta babamın bana aldığı 2 oktavlık minik bir klavye ile başladım.Tabi zamanla klavyenin boyutları sonrasında müziğimle gelişti ve artık yerini piyanoya bıraktı.Kulak dolgunluğu ile ilk çıkarttığım parçada Bülent Ersoy&#8217;un bir parçasıydı.Geriye dönüp baktığımda ister istemez nerden nereye diyorum <img src='http://dergi.sebokolik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Piyanoyu seçmenizin özel bir nedeni var mı peki?</p>
<p>Sezgin Alkan: İlk başladığım günden bugüne ruhumu tamamı ile teslim ettiğim tek enstrüman ve bu sebeple de piyanonun benim için apayrı bir yeri var.Sevgili gibi benim için.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Piyano sizin için ne ifade ediyor? Ve hayatınızın tam olarak neresinde piyano?</p>
<p>Sezgin Alkan: Gözlerimi kapayarak, sadece ellerimi emanet ettiğim bir bütünlük benim için.Bu dünyadan fazlasıyla uzaklaşmamı sağlıyor.Hayatımın neresinde sorusuna gelince de, tam olarak avuçlarımın içinde.Ek olarakta hayatımda Cem&#8217;in elleri kadar benim ellerime benzeyen hiç bir el görmedim şimdiye kadar.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Cem Adrian&#8217;la çalışmaya nasıl başladınız?</p>
<p>Sezgin Alkan: Cem ile çalışmaya başlamam tam anlamı ile Tanrı&#8217;nın ikimize bir armağanı şeklinde oldu.Youtube&#8217;ta sadece piyano ile coverladığım bir türkü vardı.Bir videoyu izlerken aşağıdaki linlerin birinde Cem&#8217;in videosunu gördüm ve izlemeye başladım.O anda karar verdim bu piyanonun bir vokale ihtiyacı olduğuna ve bu isminde Cem Adrian&#8217;dan başka birinim olamayacağına.Akabinde internet sitesinden menajer ile iletişime geçip bu videoyu kendisine mail olarak yolladım bir kaç not eşliğinde.Ama bu notlar Cem Adrian ile çalışmak istiyorumun çok dışında tabi.</p>
<p>Çok zaman geçmeden menajerinden bir sabah telefon aldım ve akşama Cem&#8217;in arayacağını söyledi.O günün akşamı da aynen söylediği gibi oldu ve Cem aradı.Tanrı&#8217;nın armağını dediğim kısımda burda gerçekleşiyor.Çünkü Cem&#8217;de aynı dönem içersinde sadece piano ile vokalin olacağı bir türkü cover albümü yapmayı düşünüyor ve aynı şekilde o kendine has özel ruhuna ait bir piyanist arama çabalarında.İkimizde birbirimizden habersiz bu şekilde karşılaşıyoruz.</p>
<p>Sonrasında bir alışveriş merkezinde görüşmek,tanışmak ve anlaşmak için buluştuk.Herşey mükemmel gitti kırk yıldır tanışıyormuşçasına kouştuk ve çok güzel bir şekilde hem muhteşem bir dost kazandım hem de müzik.Ve Ankara&#8217;da bu yeni albüm için kayıtlara başladık.Ardından da o gözyaşlarımızla dolu albüm ortaya çıktı.Essentials/Seçkiler 1 ..</p>
<p><strong><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4sezginalkan2.jpg" width="300" align="left" height="200" />Şebokolik:</strong> Cem Adrian&#8217;la çalışırken ya da konserlerinizde çalmaktan en çok keyif aldınığınız, &#8220;bunun yeri apayrı&#8221; dediğiniz bir parça var mı hiç?</p>
<p>Sezgin Alkan: Tüm parçalarda ikimizin hayatından çok büyük film kareleri var ve Cem söylerken onun sesi ile daha da fazlasını hissediyorum ve bu piyanoya yansırken aynı şekilde piyano da Cem&#8217;e yansıyor.Her konserimizde apayrı hisler apayrı hayatlar ile çıkıyoruz sahneye.Bu yüzden tüm parçaların bizim için çok ayrı yeri var ki büyük bir çoğunluğu zaten Cem Adrian bestesi.Onun yaşadıkları da cabası.Ama illa parça ismi söylemem gerekiyorsa,benim için Nereye Gidiyorsun, Hoşçakal ve Odam Kireçtir Benim çok özel parçalar.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>2 saat gibi kısa bir sürede Cem Adrian ile &#8220;Kış&#8221; isimli çalışmayı hazırlamışsınız, nasıl bir çalışma oldu?</p>
<p>Sezgin Alkan: Essentials albümünün kayıtları esnasında çıktı.Ara verdiğimiz bir vakit piyanoda doğaçlama yapmaya başladığım esnada Cem &#8220;hangi parça bu?&#8221; diye sordu.Doğaçlama yaptığımı söylediğimde aldı eline mikrofonu ve o anda ikimizde başladık doğaçlamaya.Sonrasında da mixi ve bir kaç alt yapı enstrumanı koyduktan sonra Cem&#8217;in myspace&#8217;inde yer aldı.İkimizde bugün bile bunun güzel bir şoku vardır.Ama çokta büyültülecek bir şey olmadığı kanaatindeyim çünkü ikimizde aynı dilden konuşuyoruz.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Peki sizin severek dinlediğiniz isimler kimler?</p>
<p>Sezgin Alkan: Çok geniş bir yelpazem var bu konuda,tüm dünyadan müzik dinlerim her biri apayrı tarzlarda.Yeni yeni isimler, tınılar duymak hoşuma gidiyor.Ayrıca bazı amatör gruplar var isimleri pek duyulmamış,inanılmaz güzel müzik kalitesine sahipler.Biraz daha duyarlı olmayı bekliyorum herkesi hatta bu konuda.Dinlediklerime dair de bir kaç örnek verebilirim yinede; yurt dışından Secret Garden,Perfect Circle,Placebo,Portishead yurt içinden tabiki Cem Adrian,Fahir Atakoğlu ve Şebnem Ferah gibi bir kaç örnek verebilirim.</p>
<p><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4sezginalkan3.jpg" width="302" align="right" height="452" /><strong>Şebokolik: </strong>Müzik dışında neler yapar Sezgin Alkan?</p>
<p>Sezgin Alkan: Müzik dışında Sezgin Alkan film izlemesini çok seviyor.Hala arşivimde alıpta izleyemediğim onlarca film var.Sporu çok severim,benim için çok özel olan bir kaç insan var,onlar ile beraber olmayı ve derin derin güzel sohbet etmeyi çok severim.Ayrıca hayvanları çok severim bu yakınlarda hatta bir barınaktan yavru köpek alma planım var, umarım gerçekleştirebilirim.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Yavaş yavaş röportajın sonuna gelirken, geleceğe dair projeleriniz neler?</p>
<p>Sezgin Alkan: Geleceğe dair projelerle ilgili her gün yeni fikirler geliyor aklıma.Ama kafama taktığım şu an için en somut iki proje var.Birincisi yeni bir grup oluşumumuz olacak, her hangi bir aksilik yaşanmadıkça.Şu an beraber çaldığımız gitarist,bassçı ve ben olmak üzere bir de Çilekeş grubundan Cumhur Avcil&#8217;i bu projeye kattım.Herkes eteklerindeki taşları dökecek kısacası ve çok farklı bir tarz çıkacağa benziyor.Zaman içersinde bundan da haberiniz olur.İkincisi film müzikleri yapmayı çok istiyorum bu alanda çalışmalar yapıyorum.Artı olarak da bu ülkeye verimli bir müzik öğretmeni olmak hedeflerim arasında.</p>
<p><strong>Şebokolik: </strong>Son olarak Şebnem Ferah ve Şebokolik Dergi hakkında düşünleriniz alabilir miyiz ?</p>
<p>Sezgin Alkan: Şebnem Ferah bu ülkeye ve dünyaya mal olmuş muhteşem bir yetenek ve sanatçı.Bu ülkede işini en doğru yapan çok ender insanlardan biri.Kesinlikle hiç sıkılmadan müziğini ve sesini dinlerim.Şebokolik Dergi konusuna gelirsek, açıkçası çok bir bilgim yoktu yeni yeni dikkat ettim. Gerçekten kapsam olarak gayet kaliteli ve seviyeli bir dergi.İçinde emeği olan herkesi yürekten tebrik ederim.</p>
<p>Tüm Şebokolik Ailesi&#8217;ni yürekten kucaklar, hayatta herşeyin yüreğinizin atışı ve isteği ile birlikte gitmesini temenni ederim.</p>
<p>Melekler sizinle olsun ..</p>
<p><em>Röportaj: *Zıkkım<br />
Fotoğraflar: Didar<br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/muzisyen-dunyasi-sezgin-alkan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enstrüman Dünyası &#8220;Piyano&#8221;</title>
		<link>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/enstruman-dunyasi-piyano/</link>
		<comments>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/enstruman-dunyasi-piyano/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 14:03:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sertankartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/enstruman-dunyasi-2/</guid>
		<description><![CDATA[Yeni sayımızda tekrar sizlerleyiz ve birbirinden güzel enstrümanları tanıtmaya devam ediyoruz.Bu sayıda enstrüman tanıtımını tamamen değerli müzisyen arkadaşımız yapacak. Sezgin Alkan bu sayıda sizlere piyanoyu ve piyano hakkındaki görüşlerini anlatacak..

Merhabalar.Ben Cem Adrian&#8217;dan tanıyacağınız üzere Sezgin Alkan.Müzik hayatına çok ufak yaşlarda babamında müzisyen olması etkeni ile atıldım ve atılmamım sebebinde olan ilk enstruman piyanodur.Benim için bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yeni sayımızda tekrar sizlerleyiz ve birbirinden güzel enstrümanları tanıtmaya devam ediyoruz.Bu sayıda enstrüman tanıtımını tamamen değerli müzisyen arkadaşımız yapacak. Sezgin Alkan bu sayıda sizlere piyanoyu ve piyano hakkındaki görüşlerini anlatacak..</strong></em></p>
<p><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4enstrumandunyasipiyano1.jpg" align="right" width="225" height="300" /><br />
Merhabalar.Ben Cem Adrian&#8217;dan tanıyacağınız üzere Sezgin Alkan.Müzik hayatına çok ufak yaşlarda babamında müzisyen olması etkeni ile atıldım ve atılmamım sebebinde olan ilk enstruman piyanodur.Benim için bu yaşıma dek hayatımın ayrılmaz bir parçası oldu.Sevinçlerimin, gözyaşlarımın çoğunlukta sebebi olan hayatıma bu güzel rengi veren piyano hakkında bir kaç bilgiyi, tarihi gerek Wikipedia&#8217;dan ekler ile gerek kendi birikimlerim ile paylaşıyorum.</p>
<p>İlk Piyano 1700 lü yıllarda İtalya &#8211; Floransa&#8217;da Bartolommeo Cristofori&#8217; tarafından yapıldı.Cristofori&#8217;nin en büyük başarısı, piyanonun temel mekanik sorunu olan, çekicin tellere vurması anında sesin çekicin etkisi ile sönümlenmemesi ve çekicin çok çabuk bir şekilde tellerden ayrılarak notanın yeniden çalınabilmesi sorununa bir çözüm üretmesidir. Öldüğü 1732 yılına dek 20 civarında piyano üretti.</p>
<p>Fransız Marius&#8217;un bu çalgıya katkısı, tokmaklı klavseni bulmak oldu. Saksonyalı Silbermann ise, Schröter&#8217; in çekiç sistemini geliştirdi ve Bach&#8217;ın da değerli öğütlerinden yararlanarak, klavyenin tüm ses genişliğinde eşit bir ötüm elde etmeyi başardı. Augsburg&#8217; da org yapımcısı Johann Anderas Stein (1728-1792) Alman veya Viyana usülü denen mekanizmalı piyanolar meydana getirdi. 1789&#8242;da Stein, ayrıntıları belirtmek için kullanılmakta olan dizliklerin yerine pedal koydu. Andreas ve torunu Johann Baptist Streicher (1796-1871), piyanonun yapısını (Beethoven&#8217;in arzusu üzerine) daha da sağlamlaştırdı ve ikinci bir otum kapağı ekleyerek daha dolgun bir ses sağladı. Piyano sanayinin gerçek kurucusu Alman Zumpe&#8217; dir, &#8220;kılavuzlu&#8221; denen mekanik piyanoyu gerçekleştirdi. İlk düz piyanoyu, 1789&#8242; da İrlandalı William Southwell yaptı. Sebastian Erard 1822&#8242;de piyano yapım tekniğini geniş ölçüde etkileyen bir yenilik getirdi (ikili itme dilleri). Henri Pape, çapraz tel ve keçeli çekici buldu. James Thom , ekleme demir çatıyı kurdu.</p>
<p>Bu çalgı, büyük bestecilerin en yakını olmuştur, dolayısıyla bu çalgı için verilen bestelerin sayısı ciltler tutar. &#8220;Piyanistler, diğer çalgıları çalanlara nazaran, çıkaracakları sesleri piyano üzerinde hazır bulurlar&#8221; gerekçesiyle, küçük yaştan (altı-on) başlayarak, öğrenebilecek çalgılardan birisidir.Hatta günümüzde çok daha küçük yaşlara yönelik piyano eğitimi verilebilmektedir.</p>
<p>Ünlü piyanist Sigismund Thalberg: &#8220;Çalarken, sesleri uzatmayı, iyi bir ses çıkarmayı ve ses çıkarırken gerekli olan değişiklikleri yapabilmek için, zorunlu olan ilk şartlardan biri her türlü sertlikten uzak bulunmaktır. Kolda, elde ve parmaklarda yetenekli bir şarkıcının sesinde sahip olduğu incelik ve bükülmeler bulunmalıdır&#8221; diyor ve şöyle devam ediyor: &#8220;İhmal edemeyeceğimiz bir konu varsa, o da , çalarken vücudun hareketlerinde büyük bir ölçü olmasının; kolları, elleri büyük bir sükunetle yönetmenin, piyanoya çok yüksekten vurmamanın, kendi kendini dinleyebilmenin ve hüküm verebilmenin gerekliliğidir. Genellikle, parmaklarla fazla çalışılmakta, fakat kafa ile yeter derecede çalışılmamaktadır.&#8221;</p>
<p>Piyano pedallarının kullanılması hakkında, Antoine Marmontel şöyle diyor : &#8220;Pedalları kullanmasına izin verilen öğrencilerin büyük bir kısmı onları usülleri saymak için kullanırlar veya ayaklarını pedalın üzerine basarlar ve bir daha çekmezler. Şüphesiz ki, her ikisi de kusur sayılan bu alışkanlıklara sahip olmamak gerekir. Lavignac ise: &#8220;Pedal sanatı ayağın nasıl konulacağını değil, nasıl çekileceğini bilmektir&#8221; diyerek, gerekli öğüdü vermiştir.</p>
<p>Anlayacağınız üzere piyano sadece eller ile çalınan bir enstrüman değil, pedalları ile de tekniği küçümsenmeyecek bir enstrümandır.Ama ruhunuzu gerçek anlamda kaptırdıktan ve gönül verdikten sonra sizleri sonsuzluklara ve hayallere uçurur.</p>
<p>Piyano gönlünüzden geçen notaların, parmaklarınız küçük dokunuşları ile can bulduğu bir dünyadır.Benim de sahnede saatlerce gözlerimi kapatarak, siz güzel dinleyicilere müzik sunmanın sebebi budur.</p>
<p>Sizlere kullandığım ve tavsiye edebileceğim birkaç piano modelleri;</p>
<p>Akustik olarak Steinway başta olmak üzere Yamaha C5M Grand Piano .</p>
<p>Dijital olarak Yamaha Clavinova CVP-305 ve Clavia Nord Stage 88.</p>
<p>Sevgili Şebokolikler herşey gönlünüzce, melekler sizinle olsun..</p>
<p>Müzikte yeniden buluşmak dileği ile..</p>
<p>Sevgilerle, Sezgin Alkan ..</p>
<p><img src="http://dergi.sebokolik.com/wp-content/sayi4enstrumandunyasipiyano2.jpg" width="453" height="360" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dergi.sebokolik.com/sayi-4/enstruman-dunyasi-piyano/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

